Diş Dolgusu Nedir?

Diş Dolgusu Hangi Durumlarda Gereklidir?

Modern restoratif diş hekimliğinin en temel ve en sık uygulanan prosedürlerinden biri olan diş dolgusu, çeşitli nedenlerle madde kaybına uğramış, çürümüş, kırılmış veya aşınmış diş yapısının biyomekanik ve estetik olarak yeniden restore edilmesi işlemidir. Dişin anatomik formunu, çiğneme fonksiyonunu ve dental ark içerisindeki biyolojik bütünlüğünü geri kazandırmayı amaçlayan bu tedavi, patolojik süreçlerin ilerlemesini durdurarak diş kaybını önler. Diş sert dokularının (mine ve dentin) mikrobiyal dental plak kaynaklı asit demineralizasyonu sonucunda yıkıma uğraması durumunda, enfekte dokuların tamamen temizlenmesi ve oluşan kavitenin biyouyumlu restoratif materyaller ile doldurulması gerekir. Bu durum tıp literatüründe dental restoration olarak adlandırılmakta ve biyo-mimetik prensiplere dayanmaktadır.

Kliniğimiz olan Ak Diş Kliniği bünyesinde gerçekleştirdiğimiz tüm restoratif tedavilerde, dişin doğal histolojik yapısını taklit eden, çiğneme kuvvetlerine karşı yüksek direnç gösteren ve çevre dokularla kusursuz bir biyolojik uyum sağlayan yeni nesil materyaller kullanılmaktadır. Diş dolgusu sadece boşlukların kapatılması işlemi değil, aynı zamanda dişin canlılığını (pulpa dokusunu) koruma, periodontal sağlığı destekleme ve ideal oklüzyonu (kapanışı) yeniden tesis etme sanatıdır. Günümüzde dijital diş hekimliği ve adeziv (bağlayıcı) teknolojilerdeki gelişmeler sayesinde, diş dokusundan minimum düzeyde madde kaldırılarak (minimal invaziv yaklaşım) maksimum ömürlü restorasyonlar yapılabilmektedir.

Diş Dolgusu Hangi Durumlarda Gereklidir?

Diş dolgusu tedavisine ihtiyaç duyulan durumlar genellikle dişin yapısal bütünlüğünü tehdit eden patolojik veya mekanik süreçlerin bir sonucu olarak ortaya çıkar. En yaygın endikasyon mikrobiyal kaynaklı diş çürüğü (dental caries) olmakla birlikte, diş hekimliğinde dolgu uygulamalarını gerektiren başlıca klinik durumlar şunlardır:

  • Aktif Diş Çürükleri: Mine ve dentin tabakasını tutan, bakteriyel asitlerin neden olduğu demineralizasyon ve kavite oluşumu durumlarında enfeksiyonun ilerlemesini engellemek için diş dolgusu zorunludur.
  • Dental Travmalar ve Kırıklar: Çarpma, düşme veya sert gıdaların çiğnenmesi sonucu diş kuronunda meydana gelen kırıklar, çatlaklar ve mikroskobik yapısal kayıplar.
  • Aşınmalar (Atrizyon, Abrazyon, Erozyon ve Abfraksiyon): Diş sıkma (bruksizm), yanlış diş fırçalama teknikleri, asitli gıdaların aşırı tüketimi veya fonksiyonel yük dağılımındaki dengesizlikler nedeniyle mine tabakasının kaybı.
  • Eski ve Defektli Dolguların Yenilenmesi: Zamanla mikrosızıntı (microleakage) geliştiren, kenar uyumu bozulan, kırılan veya altında sekonder (tekrarlayan) çürük oluşan dolguların değiştirilmesi.
  • Estetik Kusurlar ve Diastemalar: Ön grup dişlerde var olan yapısal şekil bozukluklarının giderilmesi ve dişler arasındaki boşlukların (diastema) kapatılması amacıyla estetik dolgu ve bonding uygulamaları.
  • Kanal Tedavisi Sonrası Restorasyonlar: Pulpa dokusu uzaklaştırılan dişlerin kırılmaya karşı direncinin artırılması ve sızdırmaz bir üst restorasyon sağlanması amacıyla kalıcı dolgu yapılması.

Diş Dolgusu Gerektiren Belirtiler Nelerdir?

Diş dokularında meydana gelen harabiyet, başlangıç aşamasında tamamen semptomsuz (ağrısız) seyredebilir. Ancak lezyon dentin tabakasına ilerledikçe ve pulpa dokusuna yaklaştıkça bir dizi klinik belirti baş gösterir. Hastalarımızın bir diş dolgusu ihtiyacı olabileceğini gösteren en yaygın semptomlar şunlardır:

  • Termal Hassasiyet: Özellikle soğuk veya sıcak yiyecek ve içecekler tüketildiğinde ortaya çıkan, birkaç saniye süren ve ardından geçen keskin diş hassasiyeti.
  • Kimyasal ve Tatlı Hassasiyeti: Çikolata, şekerli gıdalar veya asitli içecekler tüketildiğinde dişte ani bir sızlama veya ağrı hissinin oluşması.
  • Çiğneme Esnasında Ağrı: İlgili dişin üzerine basıldığında veya fonksiyon sırasında fonksiyonel yük bindiğinde lokalize bir ağrı veya batma hissi.
  • Gözle Görülür Kavite veya Renk Değişimi: Aynaya bakıldığında diş yüzeyinde fark edilen siyah, kahverengi veya gri renkli lekeler, çukurcuklar ve kırık alanlar.
  • Gıda Sıkışması: Dişlerin arayüzeylerinde (proksimal bölgelerde) oluşan gizli çürükler nedeniyle yemek kalıntılarının sürekli aynı bölgeye sıkışması ve diş ipi kullanımı sırasında ipin lif lif ayrılması veya kopması.
  • Spontan Ağrı: Herhangi bir uyaran olmaksızın, özellikle geceleri zonklayıcı tarzda başlayan ve ağrı kesicilere zor yanıt veren ağrılar (bu durum genellikle çürüğün çok derinleştiğini ve kanal tedavisi sınırına geldiğini gösterir).
Diş Dolgusu Gerektiren Belirtiler Nelerdir?
Modern Diş Dolgusu Yöntemleri ve Malzemeleri

Modern Diş Dolgusu Yöntemleri ve Malzemeleri

Restoratif diş hekimliği, malzeme bilimiyle doğrudan entegre bir şekilde ilerlemektedir. Günümüzde biyomekanik gereksinimlere, estetik beklentilere ve dişin ağız içindeki konumuna göre farklı diş dolgusu yöntemleri ve materyalleri tercih edilmektedir. Ak Diş Kliniği olarak, her hastanın spesifik klinik durumuna göre en ideal materyal seçimini yapmaktayız.

Kompozit (Beyaz) Dolgu

Kompozit reçineler, modern diş hekimliğinde en sık kullanılan estetik restoratif materyallerdir. Organik bir polimer matris (genellikle Bis-GMA) ve inorganik dolduruculardan (silis, cam, kuvars) oluşan bu malzemeler, diş rengine tam uyum sağlayabilen geniş renk skalasına sahiptir. Kompozit dolgu materyalleri, dişe kimyasal olarak bağlanma (adezyon) özelliğine sahiptir. Bu sayede, amalgam dolgularda olduğu gibi mekanik tutuculuk sağlamak adına dişten fazladan sağlıklı doku kaldırılmasına gerek kalmaz (minimal invaziv yaklaşım).

Işıkla sertleşen (fotopolimerize) bu materyaller, tabaka tabaka (incremental teknik) kaviteye yerleştirilir ve özel bir LED ışık kaynağı ile polimerize edilir. Polimerizasyon büzülmesi (shrinkage) riskini minimize etmek için klinisyenlerimizin uyguladığı bu hassas teknik, dolgunun dişe olan mikro-mekanik bağlantısını maksimum seviyeye çıkarır. Kompozit dolgular hem ön dişlerdeki estetik restorasyonlarda hem de arka dişlerin çiğneme yükü altındaki restorasyonlarında güvenle uygulanmaktadır.

Amalgam (Gümüş) Dolgu ve Günümüzdeki Yeri

Yaklaşık 150 yıldır diş hekimliğinde kullanılan amalgam dolgu, gümüş, kalay, bakır ve cıva metallerinin karıştırılmasıyla elde edilen metalik bir restorasyon malzemesidir. Çiğneme kuvvetlerine karşı olağanüstü yüksek direnci, uygulama kolaylığı ve nemli ortamlarda bile mekanik tutuculuğunu koruyabilmesi en büyük avantajlarıdır. Ancak günümüz modern klinik pratiğinde estetik olmaması, diş dokusuna kimyasal olarak bağlanamaması ve cıva içeriğine dair süregelen toksisite tartışmaları (her ne kadar serbest cıva miktarı dolgu sertleştikten sonra stabil kalsa da) nedeniyle kullanımı oldukça azalmıştır.

Kliniğimizde yeni tedaviler için amalgam dolgu yerine neredeyse tamamen estetik ve biyouyumlu kompozit veya porselen dolguları tercih etmekteyiz. Mevcut, kırılmamış ve altında çürük olmayan sağlıklı amalgam dolguların ise sadece cıva endişesiyle sökülmesini önermiyoruz; ancak kenar sızıntısı veya fonksiyonel bir kırılma mevcutsa, SMART (Safe Amalgam Removal Technique) protokollerine uygun olarak, özel koruyucu bariyerler ve yüksek emişli cerrahi aspiratörler eşliğinde bu dolguları güvenle uzaklaştırıp yerine kompozit restorasyonlar uyguluyoruz.

Cam İyonomer Dolgu

Cam iyonomer simanlar (CIS), polialkenoik asit ve florokarbonat cam tozunun reaksiyonu ile oluşan özel materyallerdir. Bu malzemelerin en önemli özelliği, diş yapısına doğrudan kimyasal olarak bağlanabilmeleri ve çevre dokulara sürekli olarak **florür salınımı** yapmalarıdır. Florür salınımı sayesinde, dolgunun kenarlarında yeniden çürük oluşma riski (sekonder çürük) dramatik bir şekilde azalır. Bu bağlamda cam iyonomer dolgu, çürük aktivitesi çok yüksek olan hastalarda, tükürük izolasyonunun tam sağlanamadığı subgingival (diş eti altı) lezyonlarda ve özellikle süt dişi tedavilerinde tercih edilmektedir. Ancak mekanik dirençleri ve aşınma mukavemetleri kompozit reçinelere kıyasla daha düşük olduğundan, yüksek çiğneme basıncına maruz kalan arka dişlerin geniş yüzeylerinde tek başlarına kalıcı bir restorasyon olarak kullanılmaları sınırlıdır.

Inlay ve Onlay Dolgular (Laboratuvar Üretimli Dolgular)

Madde kaybının klasik bir kompozit dolgu ile restore edilemeyecek kadar büyük olduğu, ancak dişin tamamen küçültülerek bir kuron (kaplama) yapılmasını gerektirmediği durumlarda Inlay ve Onlay restorasyonlar mükemmel bir ara çözüm sunar. Bu yöntem, bilgisayar destekli tasarım ve üretim (CAD/CAM) teknolojileri veya geleneksel laboratuvar ortamında porselen ya da güçlendirilmiş kompozit malzemeden kişiye özel olarak üretilen dolgulardır. Inlay ve onlay dolgular, geleneksel dolgulara göre çok daha yüksek bir aşınma direncine ve mükemmel kenar uyumuna sahiptir.

Dişin tüberkül (çiğneme tepeleri) yapısını kapsayıp kapsamamasına göre inlay veya onlay olarak adlandırılan bu restorasyonlar, laboratuvarda hastanın ağız içi anatomisine %100 uyumlu olarak hazırlandığı için, dişler arasındaki proksimal temas noktalarını kusursuz bir şekilde taklit eder. Böylece yemek sıkışması problemi tamamen ortadan kalkar. Estetik açıdan diş rengiyle mükemmel bir optik geçirgenlik ve uyum sergilerler.

Diş Dolgusu Nasıl Yapılır? (Klinik Uygulama Aşamaları)

Ak Diş Kliniği’nde diş dolgusu prosedürü, uluslararası sterilizasyon ve klinik başarı standartlarına sıkı sıkıya bağlı kalınarak adım adım gerçekleştirilir. Başarılı bir dolgu işlemi şu aşamalardan oluşur:

  1. Lokal Anestezi ve Ağrı Kontrolü: Tedavi edilecek dişin ve çevre dokularının derinlemesine uyuşturulması amacıyla lokal anestezi uygulanır. Bu sayede hasta işlem boyunca kesinlikle hiçbir ağrı veya rahatsızlık hissetmez. Çok yüzeysel, mine seviyesindeki çürüklerde anesteziye ihtiyaç duyulmayabilir.
  2. Çürük Dokunun Temizlenmesi ve Kavite Hazırlığı: Yüksek ve düşük devirli dental frezler (veya seçilmiş vakalarda lazer destekli sistemler) kullanılarak, enfekte olmuş tüm mikroorganizmalı dentin ve mine dokusu tamamen temizlenir. Kavitenin sınırları, seçilecek dolgu malzemesinin mekanik özelliklerine göre biyomimetik kurallarla şekillendirilir.
  3. İzolasyon (Rubber Dam Kullanımı): Dolgu materyalinin başarısındaki en kritik faktör, işlem alanının tükürük, kan ve nefes neminden tamamen uzak tutulmasıdır. Bu amaçla dişe “rubber dam” adı verilen su geçirmez bir lastik örtü takılır. İzolasyon, adeziv bağların dişe maksimum güçle tutunmasını sağlar.
  4. Kaide (Liner/Base) Uygulaması: Çürüğün çok derin olduğu ve pulpa odasına (dişin sinir merkezine) yaklaştığı durumlarda, dişi termal uyarılardan korumak ve pulpa canlılığını sürdürmek amacıyla kavite tabanına kalsiyum hidroksit veya mineral trioksit agregat (MTA) içerikli koruyucu koruyucu taban (liner/kuafaj) yerleştirilir.
  5. Asit ve Adeziv (Bonding) Aşaması: Diş yüzeyine mikro-gözenekler açmak amacıyla belirli bir süre ortofosforik asit uygulanır, yıkanır ve kurutulur. Ardından, dolguyu dişe kimyasal olarak bağlayacak olan adeziv (bonding) ajan sürülür ve LED ışık ile polimerize edilir.
  6. Dolgu Materyalinin Yerleştirilmesi ve Şekillendirilmesi: Seçilen kompozit reçine malzemesi, polimerizasyon büzülmesini engellemek adına 2 mm’lik tabakalar halinde kaviteye yerleştirilir ve her tabaka ışıkla sertleştirilir. Dişin doğal anatomik tüberkül ve olukları (fissürleri) işlenerek çiğneme formu taklit edilir.
  7. Oklüzyon Kontrolü, Tesviye ve Cilalama (Polisaj): Dolgu bitirildikten sonra artikülasyon kağıtları yardımıyla hastanın çiğneme hareketleri kontrol edilir. Varsa yükseklikler ve fazlalıklar alınır. Son aşamada, plak birikimini önlemek ve doğal diş parlaklığı elde etmek için özel diskler, lastikler ve cilalama patları kullanılarak polisaj işlemi tamamlanır.
Diş Dolgusu Nasıl Yapılır? (Klinik Uygulama Aşamaları)

Diş Dolgusu Fiyatları

Diş dolgusu tedavilerinde maliyetler, uygulanacak restorasyonun türüne, büyüklüğüne ve kullanılan malzemenin niteliğine göre değişkenlik göstermektedir. Kesin bir maliyet analizi ve tedavi planlaması ancak klinik ve radyolojik muayene sonrasında netleşir.

Kliniğimizde Diş Dolgusu Fiyat Tablosu

Aşağıdaki tabloda, Ak Diş Kliniği bünyesinde uygulanan güncel restoratif tedavi hizmetlerinin başlangıç fiyatları ve içerikleri yer almaktadır. Fiyatlar Türk Lirası (TRY) bazındadır.

Tedavi Adı Açıklama / Endikasyon Fiyat (Başlangıç) Önemli Notlar
Tek Yüzey Kompozit Dolgu Sadece bir yüzeyi tutan küçük çürükler 1.800 TL Muayene ve röntgen sonrası netleşir.
Çok Yüzey Kompozit Dolgu 2 veya daha fazla yüzeye yayılan geniş çürükler 2.500 TL Arayüz temizliği ve matris kullanımı dahildir.
Estetik Bonding Uygulaması Ön diş kırıkları, aralık kapatma (Diastema) 3.500 TL Kişiye özel estetik tabakalama yapılır.
Inlay / Onlay Dolgu (Porselen) Laboratuvar üretimli ultra dayanıklı restorasyon 8.500 TL Ölçü ve CAD/CAM üretim süreçleri dahildir (2 Seans).
Süt Dişi Dolgusu Çocuk hastalarda süt dişi restorasyonları 1.500 TL Florür salınımlı biyouyumlu materyal kullanılır.
Kuafaj / Kaide (Liner) Uygulaması Derin çürüklerde pulpa koruyucu taban bariyeri 600 TL Diş canlılığını korumak adına dolgu altına uygulanır.
Geçici Dolgu Uygulaması Kanal tedavisi seans arası veya takip süreçleri 700 TL Belirli bir süre ağızda kalması planlanan dolgudur.

Sık Sorulan Sorular (FAQ)

1. Diş Dolgusu Kaç Seansta Tamamlanır ve Ne Kadar Sürer?

Doğrudan ağız içinde yapılan standart kompozit, amalgam veya cam iyonomer diş dolgusu tedavileri genellikle **tek bir seansta** tamamlanır. Klinik zaman yönetimi açısından, aynı lokal anestezi altında aynı bölgedeki birden fazla dişin dolgusu da tek bir randevuda güvenle yapılabilmektedir. Ancak laboratuvar üretimi gerektiren porselen Inlay ve Onlay dolgular, ölçü alma ve üretim aşamalarından dolayı **iki seans** gerektirmektedir.

Bir diş dolgusunun süresi; çürüğün derinliğine, dişin ağız içindeki konumuna (ön veya arka grup olması), restorasyon yapılacak yüzey sayısına ve hastanın uyumuna bağlı olarak değişmekle birlikte, diş başına ortalama **30 ila 45 dakika** arasında sürmektedir. Derin çürüklerde kuafaj (liner) uygulamaları veya izolasyon süreçleri bu süreyi bir miktar uzatabilir.

2. Dolgu Malzemesi Seçimi Neden Önemlidir?

Restorasyonun ağız içindeki ömrü, biyolojik başarısı ve hastanın memnuniyeti doğrudan doğruya doğru dolgu malzemesinin seçimine bağlıdır. Her dişin maruz kaldığı mekanik stres ve estetik gereksinim farklıdır. Örneğin, ön bölgedeki bir kesici dişte çiğneme kuvveti az ancak estetik beklenti maksimumdur; bu durumda ışık geçirgenliği ve cilalanabilirliği yüksek nano-kompozitler seçilmelidir. Arka bölgedeki azı dişlerinde ise Q = F / A formülü uyarınca, küçük bir yüzeye binen dikey çiğneme basıncı (F) çok yüksek olduğundan, bükülme ve sıkışma direnci maksimum olan mikro-hibrit kompozitler veya Inlay/Onlay porselen yapılar tercih edilmelidir. Yanlış malzeme seçimi dolgunun kısa sürede kırılmasına, aşınmasına veya dişte çatlaklar oluşturarak diş kaybına yol açmasına neden olabilir.

3. Türkiye'de Diş Dolgusu Fiyatları Neden Değişir?

Türkiye genelinde ve İstanbul genelinde diş dolgusu fiyatları arasında klinik bazında farklılıklar gözlemlenmesi son derece doğaldır. Bu durumun başlıca nedenleri şunlardır:

  • Çürüğün Boyutu ve Yüzey Sayısı: Dişin sadece üst (oklüzal) yüzeyindeki bir çürük ile hem üst hem yan yüzeylerini kapsayan (MOD – Mesio-occluso-distal) geniş bir çürüğün tedavisi, kullanılan malzeme miktarı ve harcanan klinik süre açısından farklı maliyetlere sahiptir.
  • Kullanılan Materyalin Kalitesi ve Menşei: Amerikan, Alman veya Japon menşeili, polimerizasyon büzülmesi minimum olan, yüksek cilalanabilir nano-kompozitler ile daha düşük segmentli dolgu malzemelerinin hammadde maliyetleri farklıdır.
  • Hekimin Uzmanlığı ve Deneyimi: Tedaviyi uygulayan hekimin restoratif diş hekimliği alanındaki klinik tecrübesi, akademik yetkinliği ve vaka başarısı fiyat politikasını etkiler.
  • Klinik Donanımı ve Teknolojisi: İzolasyonda rubber dam kullanımı, gelişmiş LED polimerizasyon cihazları, büyüklük sağlayan dental lup veya mikroskopların kullanımı klinik başarıyı doğrudan artırırken maliyete yansır.
4. Ucuz Diş Dolgusu Tedavilerinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Klinik Uyarı: Piyasa rayicinin çok altında, ekstrem düzeyde ucuz diş dolgusu sunan merkezlerde bazı kritik kalite eksiklikleri söz konusu olabilir. Diş hekimliğinde ucuz işçilik ve kalitesiz malzeme seçimi, kısa vadede hastaya çok daha büyük mali ve biyolojik zararlar olarak geri döner.

Çok ucuz dolgularda genellikle polimerizasyon büzülmesi yüksek malzemeler kullanılır. Bu durum, dolgu ile diş dokusu arasında gözle görülmeyen mikroskobik aralıkların (mikrosızıntı – microleakage) oluşmasına yol açar. Bu sızıntılardan sızan bakteriler, dolgunun altında **sekonder çürüklerin** (tekrarlayan çürük) oluşmasına neden olur. Üstelik bu çürükler dışarıdan fark edilmediği için doğrudan dişin sinirlerine ilerler ve dişte şiddetli ağrılara, apseye, neticede kanal tedavisi veya diş çekimi zorunluluğuna yol açar. Ayrıca kalitesiz dolgular çiğneme kuvvetlerine dayanamayıp kısa sürede kırılabilir veya düşebilir. AkDiş Kliniği olarak önerimiz, sağlığınızı riske atmayacak, uluslararası sertifikalı malzemeler kullanan ve sterilizasyondan ödün vermeyen klinikleri tercih etmenizdir.

5. Diş Dolgusunda Malzeme Kalitesi ve Dayanıklılık Neden Önemlidir?

Kaliteli bir diş dolgusu materyali, ağız içerisindeki ekstrem asidik, termal ve mekanik değişikliklere yıllarca direnebilmelidir. Ağız içi, sıcak bir çorba ile buzlu bir su arasındaki ani ısı değişimlerinin (ΔT) yaşandığı, çiğneme sırasında santimetrekareye yüzlerce kilogramlık basıncın düştüğü zorlu bir ortamdır. Yüksek kaliteli nano-hibrit kompozitler ve porselen restorasyonlar, dişin mine tabakasıyla benzer bir termal genleşme katsayısına sahiptir. Bu sayede sıcak-soğukta dişle birlikte genleşip büzülerek kenar uyumunu korurlar. Dayanıklı malzemeler aşınmaya karşı dirençlidir, zamanla renk değiştirip grileşmez veya sararmaz ve hastaya kendi doğal dişi hissini verir.

6. Diş Dolgusu İçin Neden Ak Diş Kliniğini Tercih Etmelisiniz?

AkDiş Kliniği olarak, restoratif diş hekimliğinde sadece anı kurtaran çözümler değil, uzun ömürlü, fonksiyonel ve estetik açıdan kusursuz biyo-mimetik restorasyonlar hedefliyoruz. Kliniğimizde:

  • Uluslararası standartlarda tescillenmiş en kaliteli Amerikan ve Avrupa menşeili nano-kompozit malzemeler kullanılır.
  • Tedavilerimizin tamamında nem izolasyonunu ve sterilizasyonu %100 sağlayan rubber dam (lastik örtü) protokolleri titizlikle uygulanır.
  • Alanında uzman, güncel bilimsel literatürü yakından takip eden restoratif diş hekimlerimiz görev yapmaktadır.
  • Gelişmiş dijital görüntüleme (röntgen) sistemlerimiz sayesinde çürükler en erken evrede teşhis edilerek minimum doku kaybıyla tedavi edilir.
  • Hasta konforu odaklı, ağrısız ve minimal invaziv anestezi teknikleri uygulanır.

Daha detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için AkDiş Kliniği İletişim sayfası üzerinden bizlere dilediğiniz zaman ulaşabilirsiniz.

7. Diş dolgusu fiyatları ne kadar? Bir dişe dolgu kaç TL?

Kliniğimizde tek yüzey kompozit dolgu fiyatları 1.800 TL’den başlamaktadır. Çürüğün derinliği, dahil olan yüzey sayısı ve ek tedavilere (kuafaj vb.) ihtiyaç duyulup duyulmadığı fiyatı etkiler. Net fiyat muayene sonrası belirlenir.

8. Dolgulu dişimde sıcak-soğuk hassasiyeti olması normal mi?

Evet, özellikle derin çürüklerin tedavisinden sonra ilk birkaç hafta hafif ve azalan tarzda bir termal hassasiyet görülmesi normaldir. Ancak ağrı şiddetleniyor ve geceleri uykudan uyandırıyorsa hekiminize başvurmalısınız.

9. Amalgam (metal) dolgular sağlığa zararlı mıdır, sökülmeli midir?

Sağlam, kırılmamış ve altında çürük olmayan amalgam dolguların sadece cıva endişesiyle sökülmesi önerilmez. Ancak kırık, sızdıran veya estetik kaygı yaratan dolgular SMART protokolüyle güvenle değiştirilebilir.

10. Diş dolgusu sonrasında ne zaman yemek yiyebilirim?

Kompozit dolgular ışıkla tamamen sertleştiği için işlem biter bitmez yemek yiyebilirsiniz; ancak lokal anestezinin uyuşturucu etkisi tamamen geçene kadar dil ve yanağınızı ısırmamak adına beklemeniz önerilir.